ÖYKÜSÜ


Bazen eskizler çizdiğim, bazen çok güçlü yapılar oluşturmama yardımcı bir material. Benim için tel üç boyutlu bir çizgi. 3 boyutlu çizgi ile birçok şey yapılabilir. Çalışmalarımda farklı kalınlıkta ve farklı yapıda teller kullanıyorum. Galvanizli, tavlı, siyah, bakır teller gibi. Her çeşidi ilgimi çekmekle birlikte, zamanın aşındırdığı oksitlenmiş telleri daha çok seviyorum. Bazen ince ve narin, bazen kalın ve güçlü. Birlikte etkileri çok daha güçlü.

2016 yılında tellerle çalışmaya başladım. Bir biyoloğum ve doğadan çok etkileniyorum. Figüratif heykeller yapıyorum ancak çalışmalarıma bir sınır koymuyorum. Boyutlandırmak ve farklı teknikler denemek beni heyecanlandırıyor. Çalışma öncesi çok nadiren eskiz çiziyorum. Eskizler kafamın içinde ve onlarla yaşıyorum, sanırım çalışmalarım benim eskizlerim.

Nalburları, demircileri gezmekten keyif alıyorum. Nasıl başladı bu serüven ve neden buradayım? Bu sorunun benim açımdan iki yönü olabilir; şöyle de sorabiliriz bu soruyu neden buradasınız?

Her şey bir seçimle ilgili; Bu kelimenin ardından gelen aksiyonlar bizleri başka yerlere ve başka sonuçlara götürür.

Birçoğumuz rutin koşturmalarımızda savrulurken kendi gerçeğimizi unutuyoruz; kim olduğumuz ve ne yapmak istediğimiz gerçeğini. Bazen bu gerçekten çok uzak düşebiliyoruz. 17 yıllık iş yaşantımda öyle bir an geldi ki içimdeki sesi bastıramadım, ne işim var burada? Uzun yıllar birlikte yaşadığım robotik, sertleşmiş beni bir kenara bırakmak istedim ve yalnızca kendime ihtiyacım vardı. Bu isteği daha fazla erteleyemedim, profesyonel iş yaşantısından istifa ettim. Bir zamanlar göz önünden kaldırdığım, içten içe hissettiğim, o küçük kız çocuğu, terk ettiğim bendi bu. İliklerinize kadar hissettiğiniz boşluğunuz; Yaşamak için, mutlu bir birey olmak için o boşluğun tekrar dolması gerekiyor.

Benim asıl yolculuğum da işte burada başlıyor tel ile; Kaostan, karmaşadan bir bütüne gitmek için araç olarak telleri kullanıyorum. Artık boşluğum yok. Kendimi gerçekleştiriyorum…